25 Ağustos 2010 Çarşamba

MASTERS OF THE UNIVERSE



İlk film izleme alışkanlığımı yanılmıyorsam ilkokulun ilk senelerinde, mahallemizin kaset kiralama merkezine annemle beraber beta kasette ve Türkçe dublajlı filmleri kiralayıp, Kristal Büfe'den hamburger alıp, o zamanların meşhur muz koltuklarında oturarak gerçekleştirirdim. Çocuklar genellikle izlediklerini yüzlerce kez daha izlemek ister. Benim de bu konuda pek farkım yoktu. Ayrıca VHS kasetlerin çokluğu, Beta'ların azlığıyla aynı orandaydı, bu da seçenekleri ciddi anlamda kısıtlıyordu. O zamanlar henüz Raksotek piyasaya dahil olmamıştı. Benim de böyle bir ortamda izediğim filmler, Total Recall, renkli Twillight Zone bölümlerinden seçmeler, Karate Kid ve bu sevgili Masters of the Universe idi. İlk önce filmin He-Man'le alakalı olduğunu anlamam için videocu amca tarafından bilgilendirilmem gerekmişti. Ben de isminin ne alaka olduğunu anlamamıştım. Neyse, bu filmi o zamanlar en az on kez izlemişimdir. Bayılıyordum. Sürekli yeni bir film bulma hevesiyle gittiğim videocuya, her zamanki gibi elim boş döneceğime bunu bir daha izleyeyim dediğim üç,dört filmden biri olurdu. Küçüklüğümün  güzel anılarında yer alırdı. Yıllar geçti, bu filmi Remzi Kitapevi'nin dvd raflarında gördüm. İçim kıpır kıpır bir şekilde filmi alıp hemen eve koşup, izlemeye başladım. Yarım saat dayandım. Direk fişini çektim. Bu kadar değişen neydi diye merak ediyorsanız eğer, o aradaki yıllarda "Star Wars" adında az bilinen bir seri izlemiştim. Ayrıca küçük bir detay daha gözüme çarpmıştı. Filmin çoğu dünyada geçiyordu! Lan Eternia'ya ne oldu? Bu filmin art design'ı, kostüm tasarımı Srat Wasr gibi, konusu kaba etim gibi, başrolünde pis Rus Ivan oynuyor, film hiçbirşeye benzemiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder